ÜLKEMİZDE AKTARLIK

Kuş Üzümü
17 Nisan 2019
Yazın Sağlıklı Bronzlaşma için Bitkisel Yağlar
4 Temmuz 2019
Hepsini Göster

İnsanoğlunun bitkilerle ilişkisi var oluşu ile başladı. İnsanoğlu; çeşitli amaçlarla kullanmakta olduğu bitkilerin, binlerce yıl önce, koruyucu ve tedavi edici gücüne vakıf olmuş ve hastalıkları önlemek ve tedavi edebilmek için bitkilere, hayvansal ürünlere başvurmuştur.

Henüz yazının bile icat edilmediği dönemlerden bu yana bitkilerin sağlık açısından etkileri (30 – 40 yıl değil) çok uzun yıllar süren deneme yanılma yoluyla öğrenildi ve edinilen bilgi birikimi nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaştı; hatta bitkiler üzerine yapılan çalışmalara dayanak oldu.

1900 lü yılların başında bitkilerin insan sağlığı açısından önemli özellikleri labaratuvar ortamında araştırılmaya başladı ve halkın yıllar boyu ısrarla kullandığı bitkilerin yararlı etkileri bilimsel olarak da ispatlanır oldu. Tıp alanındaki önemli gelişmelere, ilaç sanayiinin doğuşuna ve buna bağlı olarak halkı bitkilerden uzaklaştırma çabalarına bitkisel ürünleri koca-karı ilacı denerek değersizleştirme çabalarına rağmen insanoğlu; sağlık amacıyla bitkisel ve hayvansal kökenli drogları kullanmaya devam etti.

Bitkisel ürünlerin çok uzun yıllardır kullanılması sonucu olası yan etkileri bilinirken piyasaya yeni sürülen bazı sentetik ilaçların yan etkileri yıllar sonra ortaya çıkıyor. Doğal kaynakların etkileri yüz yıllardır bilinmesi, bazı sentetik ilaçların yan etkileri, alternatif ve destekleyici tedavilerin olumlu etkileri, besinlerin öneminin vurgulanması gibi sebeplerle bitkisel ürün kullanımında son yıllarda büyük artış gözlemleniyor. Pazarı büyüten bu ilgi artışı Türkiye’de bitkisel ürün denince akla biz aktarları getiriyor.

Aktarlık derin ve köklü geçmişi olan ve Anadolu kültürümüz, kültürel ve geleneksel zenginliğimiz, sağlık folklorumuz ile de özdeşleşmiş bir meslektir. Aktarlar, yüz yıllar boyunca halkın bitkisel ürün sağlamada neredeyse tek noktası ve bitkisel ürünlerin itibarsızlaştırılmasına karşı bitkisel ve hayvansal ürünleri savunan tek meslek grubu oldu.

“Aktar”, Arapçada “droglar” anlamına gelen “akakir” kelimesinden gelir ve “ilaçların yapılmasında kullanılan bitkisel, hayvansal ve madensel hammedeleri satan esnaf” anlamında kullanılır. 

Aktarlar; 12. ve 13. yüzyıllarda Anadolu’da sadece drog ve baharat satarken Osmanlı İmparatorluğu döneminde akrabadin ve farmakopelerden yararlanarak hazırladıkları karışımlarla halkın  ilaç ihtiyacını karşılamaya da başladı. 1868 yılında İstanbul’da sadece 45 eczane varken 2000 civarında aktar bulunması söz sahibi kişilerce aktarların halk sağlığındaki önemini anlatmada kanıt olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Turhan Baytop’ un “Türkiye’de Bitkiler ile Tedavi” isimli kitabında Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre’nin “Üsküdar’da bir Aktar Dükkanı” adlı kitabına atıf da bulunarak “Attarlık, yalnızca bu maddeleri satmak değildir. Attarlık, aynı zamanda, şifa veren bitkiler aracılığıyla insanların rahatsızlıklarını gidermeyi hedef alan bir nevi pratik hekimliktir de.” diyerek aktarlığa değer yüklemesi yapmaktan çekinmiyor.

Aktarlar; bitkisel ürünlere dair nesilden nesile aktarılan bilgi birikimini, günümüzde, bilimsel araştırma sonuçları ile terkip ederek halka ürün ve hizmet sunan kişilerdir.

Değerli okurlar bu yazımda aktarlığı özetlemeye ve değerli bir mesleği geçmiş ve günümüzdeki durumunu kısaca sizlere aktarmak istedim. Bundan sonraki yazılarımızda biraz daha bitkilerin ve aktar ürünlerinden bahsetmeye başlayacağım. Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere…

Sağlıcakla Kalın…. MERT ÜNYAZICI

Comments are closed.